Dünya

WWF uyardı: Dünyayı büyük bir su sıkıntısı bekliyor

Doğal Hayatı Koruma Örgütü, kaynakların doğru kullanılmaması halinde dünyayı büyük bir su sıkıntısı beklediği konusunda uyardı. Su sorunu yaşayacak kentler arasında İstanbul da bulunuyor. wwf

Doğal Hayatı Koruma Örgütü ( WWF ) tarafından yapılan bir araştırmaya göre. dünya nüfusunun önemli bir kısmı iklim değişikliği nedeniyle gelecekte sel, susuzluk veya kötü su kalitesinden etkilenebilecek.

Örgütten yapılan açıklamada, 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının. “çok yüksek su riski” olan bölgelerde yaşamlarını sürdürmek zorunda kalabileceğine dikkat çekildi.

WWF uzmanlarının tespitlerine göre halen dünyanın dört bir yanındaki insanların yaklaşık yüzde 17’si olumsuz su koşullarından etkileniyor.

WWF, gelecekte su sorunundan yoğun olarak etkilenecek bölgeler arasında Güney Asya, Ortadoğu, Güney Amerika ve Afrika’nın yanı sır. Pekin, İstanbul ve Rio de Janeiro gibi kalabalık metropollerin de adını saydı.


Araştırmayla ilgili bilgi veren WWF Uluslararası Su Kaynakları Danışmanı Theresa Schiller, “Yeni analizler ve değişiklikler yapmazsak ağır bir bedel ödeyeceğimiz görülüyor. Şehirlerde daha az su tüketme olasılığı daha yüksek olacak” dedi.

Schiller ayrıca, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve doğaya dayalı çözümlere yatırım yapmak için çok geç olmadığını da sözlerine ekledi.

WWF’ye göre, Almanya’daki şehirler küresel karşılaştırmada iyi konumda. Bununla birlikte. son yıllarda kurak ve sıcak geçen yaz mevsimleri veya az yağışlı kış mevsimleri Almanya için de iyimser bir tablo çizmiyor.

DEĞİŞİM YARATABİLİRSİNİZ

Hayatınızda ufak değişiklikler yaparak büyük değişimlere katkıda bulabilirsiniz. Tehlike altındaki bir türü evlat edinin veya düzenli destekçi olun, WWF-Türkiye ailesine siz de katılın! Doğamız için yaptığımız her proje sizinle #BirlikteMümkün

KANAL PROJESİ HAYATA GEÇERSE

MESAFE KISALMIYOR, HATTA UZUYOR
Tarihte kanallar zaman ve yol tasarrufu sağlamak için yapılmıştır. Panama ve Süveyş Kanalı gibi örnekler.

kat edilen mesafeyi ortalama 15 bin kilometre kısaltarak hem zaman hem para tasarrufu sağlamıştır. Kanal ise Boğaz’dan 15 km daha uzun olacak. Boğaz gibi 15 km daha kısa bir su yolu varken, gemiler neden Kanal’ı tercih etsin?
 
PARAMIZ BOŞA GİDECEK

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre gemiler, İstanbul Boğazı’ndan ücretsiz geçiş hakkına sahip oldugkları için, kanalı kullanmaya zorlanamaz. Gemilerin geçmediği bir Kanal, yapımı için harcanacak milyarlarca lira nasıl geri kazandıracak?
 
KANAL İSTANBUL, BOĞAZ’DAN DAHA GÜVENLİ OLMAYACAK
Boğaz’a göre çok daha dar ve sığ olarak planlanan Kanal’da kaza olma riski en az Boğaz’da meydana gelebilecek kazalar kadar. Bu risk,  bölgede yaşayacak nüfus için daha büyük tehlike oluşturacak.
 
DEPREM TEHLİKESİ
Marmara Denizi’nin içinden geçen Kuzey Anadolu fay hattının Küçükçekmece kıyılarına uzaklığı 10-12 km. 45 km uzunluğundaki Kanal’ın ve çevresinde kurulan yeni yerleşim alanlarının, beklenen büyük depremlerden etkilenmesi kaçınılmaz. 
 
HAFRİYAT ÇİLESİ
Kanal İstanbul için yapılacak kazının taşıma hacmi 2 milyar m3’e çıkacak. Bunun için 20 m3 kapasiteli 100 bin kamyona ihtiyaç olacak. 5 bin kamyonun bir günde 10 sefer yapması durumunda 2 bin günde (5-6 yıl) tamamlanacak hafriyat trafiği İstanbul’un Avrupa yakasında hayatı daha da çekilmez hale getirecek.
 
ADAYA HAPSOLACAĞIZ
Kanal’ın yapılması, Kanal ile Boğaz arasında bir adacık yaratacak ve bu adanın yerleşime açılması halinde nüfusu 8-10 milyona ulaşabilir.

Adanın şehir ile ulaşımının sağlanması için köprülerle anakaraya bağlanması gerekecek ve trafik sorunu artacak. Daha önemlisi oluşacak ada, deprem, saldırı gibi olağanüstü bir durumda nasıl tahliye edilecek?

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı