Güncel Teknoloji

Ölümsüzlüğün şifresi: İnsan Genom Projesi..

User Rating: 4.35 ( 1 votes)

18 Ülkenin desteğiyle başlatıldı..


İnsanın gen dizilimini yapmayı, bu yolla da gen haritasını çıkarmayı amaçlayan İnsan Genom Projesi, 18 ülkenin desteğiyle 1990 yılının ekim ayında başladı. Proje, insan genomundan 175.000 baz çiftlik parçalar, yapay kromozomlar haline getirilerek ve bakteriler halinde çoğaltılarak gerçekleştirilmiştir. Çözümlemeleri yapıldıktan sonra parçaların birbiriyle örtüşen dizileri belirlenmiş ve her parçanın özel enzimlerinin profilleri kaydedilerek genomdaki yeri saptanmıştır.

Bu çalışmalarda teknolojik gelişmelerin katkısı büyüktür. Özellikle bilgisayarlar, DNA analizini daha kolay yapmaya imkan sağlamıştır. Fakat ilk çalışmanın sonuç vermesi için yaklaşık yirmi yıl beklemek gerekmiştir. 2003’e kadar süren çalışmanın maliyeti de yaklaşık olarak 3 milyar doları bulmuştur. Bugün ise gelişen teknoloji ve artan imkanlar sonucu, dakikalar içinde ve çok cüzi maliyetlerle elde edilir hale gelmiştir. Projenin detaylarına değineceğim ama öncelikle daha iyi anlamak için, küçük bir keşfe çıkalım.

Fen derslerimizi bi hatırlayalım..

Genom, bir organizmayı oluşturan genlerin tamamı ve birkaç eklentidir. Canlının yapısal bütünlüğünü teşkil eden tüm verileri bünyesinde barındırır; üreme sırasında da yavruya aktarılır. Genleri ise DNA (Deoksiribonükleik Asit) oluşturur: DNA uzun ve eşleşmiş ipliklerden oluşur; bunlara kromozom adı verilir, az evvel değindiğim bilgilerin saklandığı çift sıralı bazlar ise Adenin, Timin, Sitozin ve Guanin’dir. Ayrıca bakıldığında, Genom’un hücrelere nasıl davranması gerektiğini söyleyen kod sistemi olduğu da görülür. Bahsi geçen hücreler, bu emirler doğrultusunda birleşerek dokuları oluşturur. Birbiriyle etkileşimde olan dokular ise organları meydana getirir. Neticede organların işbirliği organizmayı ortaya çıkarır. Bu demektir ki, bizi biz yapan, genom sistemimizin eşsiz yapısı ve bütünlüğüdür.

Genetik hastalıklardan kalıtsal niteliklere kadar erişim..

Genom dizilimi yapmanın amacı genomumuzu oluşturan işte bu milyarlarca harfin yapısını öğrenmektir. Buna gerek duyar çünkü, harfleri çözümlemek için bir nevi transkripsiyon harflerine ihtiyaç duyulmaktadır. Eğer bu sistem kurulmazsa, bilinmeyen bir dilde yazılmış kitabı okurcasına bilinçsiz hareket edilir. Kelimelerin çevrilmesi ardından ikinci adım, dizilimin anlamını deşifre etmek, sizin genomunuz ile benim genomum arasındaki farkı bulmaktır. Genomdaki genleri yorumlamakla canlının genetik olarak kod şifresini elde eden bilim, genetik hastalıklardan kalıtsal niteliklere kadar tüm noktalara erişim imkanı kazanır. Bilindiği üzere her insanın sahip olduğu farkların sebebi sadece %0,1 oranında olan DNA farkına dayanır. Böylece kromozomların işlediği verileri taşıması ve bu verilerin başka bir canlıyı oluşturması ya da hücre bölünmeleri sırasında da aynı aktarımı gerçekleştirmesi, insanın bildiği ama müdahil olamadığı bir süreçtir.

Özetle..

Eğer genetik mühendisliği DNA’ya erişimi hedeflenen ölçüde başarırsa saç rengi, göz rengi, ten rengi, boy, kilo, görünüşümüzdeki, zevklerimizdeki, davranışlarımızdaki ve hastalıklara yatkınlığımız ve ilaçlara karşı tepkilere farklardan sorumludurlar. Genomlarımız arasındaki ayrımların bu farklardan nasıl sorumlu olduğunun daha iyi anlaşılması; hem doktorların hastalarına uyguladıkları tedavilerde, hem de birbirimize olan davranışlarımıza değişimler getirecektir.

Ayrıca genetik şifrenin çözülmesi, ölümsüzlük yolunda ilerleyen bilim için mihenk taşı olacaktır. Peki dünyamız buna hazır mı ?

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı