ZAMANDA YOLCULUK!!!

Zamanın içinde uçmak gerçekleşmesi zor gibi düşünülebilir, fakat bu durum fizikçiler açısından olamayacak birşey değildir. BBC Horizon, bu bilim kurgusunu geçeklerştirmek için en çok güvendiği fikirlerine baktı.
Prof Mallett hayatının çoğu için bir zaman makinesi inşa etmek istedi. Tutkusu, hayatının erken saatlerinde trajik bir olaya kadar izlenebilir.

Albert Einstein, uzayın üç boyutunun zamana bağlı olduğunu düşünüyordu. Bu da dördüncü bir boyut olarak hizmete devam ediyor demektir.
Solucan delikleri kozmosda doğal olarak vardır. Rusya’daki bilim adamları onları tespit etmek için radyo teleskopları kullanmaya çalışıyorlar.

En yakın olanlar çok ışık yılı uzaklıkta olabilir. Onlara ulaşmak ve daha sonra onlar aracılığıyla yolculuk etmenin garantisi yoktur.


Karanlık enerjinin gizemli fenomeni bir çözüm bulabilir. 1990’larda, gökbilimciler evrenin genişlemesiyle birlikte yavaşlamak yerine hızlandığını keşfetmişlerdir.

“Bir ‘anti-yerçekimi’ etkisi var. Çekme yerine itiyor. Bunun ne olduğu henüz bilinmiyor fakat evrenin çoğunu kapsıyor. Avustralya’daki Queensland Üniversitesi’nde bir kozmolog olan Prof Tamara Davis, buna karanlık enerji diyoruz” diyor.


Bir solucan deliği “ağızı”, bir şeyin içinden geçmesine izin verecek kadar uzun süre açık tutulabiliyorsa, zaman yolculuğu için çalışacaktır.

Ancak kozmoslara nüfuz eden karanlık enerjiye uyar. Bunun ne olduğunu çözebilirsek, bir ucundan diğer ucuna gidecek kadar uzun bir solucan deliği açabiliriz.

Prof Mallett, gerçek bir çalışma zamanı makinesi oluşturmak için kullanılabileceğini düşündüğü ilkeleri gösteren bir masa üstü cihaz inşa etti. İlk olarak, lazerler dolaşımdaki bir ışık ışını oluşturmak için kullanılır. Connecticut Üniversitesi profesörü, bu “halka lazer” içindeki alan “bir fincan kahve karıştırmak gibi” bükülmelidir.
Prof Davis,” teknik olarak yeteneklerimizde olsun, bir solucan deliği yapıp yapamayacağımız kesin değil… ama gelecekteki bir insan uygarlığının ne yapabileceğini kimse bilemez” diyor.


“Teknoloji o kadar gelişti ki, belki de biz birşey yapmasak bile uzay ve zaman bizim kontrolümüz altına gelebilir.”
Gerçek bir zaman makinesi için planlar hazırladı ve konsepti Albert Einstein’ın denklemleri hakkında 12 yaşında okuduğu bir kitaptan esinlendi.

Uzay ve zaman yakından bağlı olduğundan, çözgü alanı da zaman çözgü gerekir. Prof Mallett’in teorik çalışması, yeterince küçük bir alanda yeterli lazer yoğunluğu göz önüne alındığında, hepimizin yaşadığı doğrusal zaman çizelgesini değiştirmek mümkün olabileceğini göstermiştir.

Genel kabul gören görüş, evrenin uzay-zamanın değişmeyen bir “bloğu” olmasıdır; bu fikir doğrudan Einstein’ın denklemlerinden kaynaklanmaktadır.


“Model hakkında önemli olan şey, geçmişin, şimdiki ve geleceğin eşit derecede gerçek olduğu fikridir. Böylece, mevcut olan, var olan ya da bir şekilde uzay-zaman içinde orada olduğu gibi var olan her şeyi düşünebilirsiniz” dedi.Sydney Üniversitesi, Avustralya’daki zaman Merkezi Direktörü Dr Kristie Miller.

Bu tomurcuklanan zaman yolcusu için iyi bir haber, çünkü başka bir yer ve zaman için şimdi nerede olduğumuzu değiştirmemizi engelleyecek bir şey olmadığını gösteriyor.

Ama, önemlisi, aynı zamanda geçmiş, şimdiki ve geleceğin zaten yazıldığını ima eder, böylece zamanında geri dönersek, onu değiştiremeyeceğiz. Sık sık alıntılanan bir örnek almak için, bir birinin büyükbabasını öldürememeliyiz, böylece soyundan gelenler gelecekte var olmaktan çıkacaktır.

Bu fizik alanı, okul ders kitaplarımızda öğrendiğimiz klasik fizik kurallarının bozulduğu çok küçük ölçeklerde ortaya çıkıyor. Örneğin, kuantum dünyasında, bir parçacığın bir kerede birçok yerde olması mümkün olabilir.

Nisa Nur Dinç

Bir cevap yazın


*